cenaze

cenaze
is., Ar. cenāze
1) Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü
2) Ölü, ölmüş kimse

Evden iki sene içinde üç cenaze çıkmıştı.

- P. Safa
3) Cenaze töreni
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Поможем решить контрольную работу

Look at other dictionaries:

  • cenaze töreni — is. Bir cenaze için mezara kadar yapılan dinî tören, cenaze merasimi Bir cenaze töreni için Şehitlik e ilk defa gidiyordum. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenaze alayı — is. Cenazeyi izleyen topluluk Onu bu kadar candan alkışlayan İstanbul, iki gün sonra çok derin bir üzüntüyle cenaze alayını izledi. H. C. Yalçın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenaze duası — is., din b. Cenaze namazında okunan dua …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenaze merasimi — is. Cenaze töreni …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenaze namazı — is., din b. Cenaze gömülmeden önce musalla taşının üstüne konulan tabutun önünde kılınan namaz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CENAZE — (C.: Cenâiz) İnsan ölüs …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • cenaze levazımatı — is. Ölünün kefenlenmesi sırasında gerekli olan malzemeler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenaze gibi — benzi sararmış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canlı cenaze — is. Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış kimse Ayşe Hanım, canlı cenazeden farksız, handiyse son nefesini verecek. S. M. Alus …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buyurun cenaze namazına! — şaka beklenmedik kötü bir durum karşısında üzüntü anlatan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”