saçık

saçık
sf., -ğı
Saçılmış, serpilmiş
Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужно решить контрольную?

Look at other dictionaries:

  • açık saçık — sf., ğı 1) Göreneğe aykırı derecede çıplak veya örtüsüz, dekolte 2) Yüz kızartıcı, edepsiz, müstehcen, cinsel çağrışım yüklü (söz, anlatım) Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller açık saçık konuşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık saçık konuşmak — cinsel konularla ilgili sözler söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saçuk neñ — saçık, saçılmış nesne I, 381 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık saçıklık — is., ğı Açık saçık olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşüfte — is., Far. āşufte Oynak, açık saçık kadın, kokot Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aygın baygın — sf. 1) Güçsüz, çok yorgun, bitkin 2) Duyguda ölçüyü kaçırmış Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler / Aygın baygın mâniler, açık saçık resimler. F. N. Çamlıbel 3) Kendinden geçercesine âşık, vurgun O zaten ötekine aygın baygın. A. Rasim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bahname — is., esk., Ar. bāh + Far. nāme İçinde cinsel konularla ilgili açık saçık yazıların, resimlerin bulunduğu eser …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baldır bacak — is., ğı, tkz. Kadın bacağının açık saçık görülmesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bol paça — is. 1) Geniş paça 2) sf., mec. Dökük, saçık, şapşal (kimse) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”