yükseltmek

yükseltmek
-i
1) Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak
2) Güçlendirmek, şiddetlendirmek
3) Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek

Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak.

- H. E. Adıvar
4) Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek
5) mec. Değerini olduğundan daha çok göstermek
6) -e, mat. Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak

5 sayısını dördüncü kuvvete yükseltmek, 5x5x5x5=625 çarpımını yapmak demektir.


Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужно сделать НИР?

Look at other dictionaries:

  • çıtayı yükseltmek — hedefi yüksek belirlemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tansiyonu yükseltmek — sinirleri bozan bir durumun ortaya çıkmasına neden olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sesini yükseltmek — yüksek, öfkeli bir sesle söylemek Çardaktan kocasının sesini yükselterek söylediğini duyan kadın, kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yoklatmak — yükseltmek, dağa çıkartmak II, 355 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yüksetmek — yükseltmek II, 354 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ZEFR — Yükseltmek. * Yük getirmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İSMA — Yükseltmek. * İsim koymak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ŞÜGUR — Yükseltmek. * Hâli etmek, boşaltmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çıkmak — den, ar 1) İçeriden dışarıya varmak, gitmek Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık. F. R. Atay 2) nsz Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı. Atatürk 3) nsz Bir meslek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İŞADE — Çağırmak. Sesini yükseltmek. * Dünyevi matluba yetişmek. * Binayı yükseltmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”