giyinme

giyinme
is.
Giyinmek işi

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Поможем сделать НИР

Look at other dictionaries:

  • TEKAMMUS — Giyinme, gömlek giyme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bakım — is. 1) Bakma işi 2) Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek Bahçe bakım ister. 3) Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi Birleşik Sözler bakımevi bakım yurdu tam bakım yoğun bakım Atasözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkacak — is., ğı 1) Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu 2) Boy ölçüşecek kimse Ona çıkacak kimse yoktur …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • giyiniş — is. Giyinme işi veya biçimi Giyinişi, davranışları, konuşması ile yazdıklarına benzeyerek yaşadı. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tarım coğrafyası — is., coğ. Beslenme, giyinme vb. gereksinimlerin ve tarımla ilgili verilerin gösterildiği veya konu edildiği coğrafya bilimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvalet — is., Fr. toilette 1) Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim. P. Safa 2) Abiye Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet. T.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iktisâ — (A.) [ ﺎﺴﺘﮐا ] giyinme, bürünme. ♦ iktisâ etmek giymek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • telebbüs — (A.) [ ﺲﺒﻠﺕ ] giyinme …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • LEBS — Giyecek şey. * Giyme. Giyinme. * Bir mânayı diğer bir mânâ ile karıştırmak. Sözün karışık ve şüpheli olması. Sözü karıştırıp şüpheye düşmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİYACAT-I ZARURİYE — Zaruri ihtiyaçlar. (Ev, yeme, içme, yakma, giyinme v.s. gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”