kararmak

kararmak
nsz
1) Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak
2) Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak

Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı.

- P. Safa
3) Ateş sönmeye yüz tutmak
4) mec. Kederlenmek, canı sıkılmak
5) mec. Niteliğini yitirmek

Eşsiz hafızası sönüyor, sağduyusu kararıyordu.

- F. R. Atay

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Поможем сделать НИР

Look at other dictionaries:

  • kararmak — II, 77, 163bkz: kara ermek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • kalbi kararmak — 1) inancını kaybetmek 2) yüreği kararmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hava kararmak — 1) güneşin batmasıyla ortalık kararmak Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı. P. Safa 2) gökyüzü iyice bulutlanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ortalık kararmak — akşam olmak O gün ortalık kararırken eve iki sivil memur girmiş. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlıktan gözü (veya gözleri) kararmak (veya dönmek) — çok acıkmak Bu akşam açlıktan gözü dönmüş bir hâlde bir evin mutfağına girmişti. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüreği kararmak — içine karamsarlık ve sıkıntı çökmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi kararmak — 1) sıkılmak, bunalmak Hani bazı kadınlar vardır, hödük koca ile düşe kalka eblehleşir, içleri kararır, ispinoz gibi susar otururlar. H. Taner 2) hiçbir şeyden tat alamaz olmak 3) umutsuzluğa düşmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sular kararmak — akşam olmaya başlamak ... son vapur iskeleye sular kararırken yanaşırdı. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözü (veya gözleri) kararmak — 1) başı dönmek, hafif baygınlık geçirmek Duvar tarafına doğru bir adım atarak evet cevabını veren Orhan ın gözleri gene kararıyordu. P. Safa 2) mec. umutsuzluğun veya aşırı bir isteğin etkisi altında ne yaptığını bilmez duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İDLİ'MAM — Kararmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”