- kenarlı
- sf.
1) Herhangi bir biçimde kenarı olan
Kadınlar ise beyaz elbiseler, geniş kenarlı hasır şapkalar giymişlerdi.
- H. Taner2) Kenarı süslü, işlenmiş
Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
Kadınlar ise beyaz elbiseler, geniş kenarlı hasır şapkalar giymişlerdi.
- H. TanerÇağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
altıgen — is., mat. 1) Altı kenarlı çokgen, müseddes 2) sf. Bu biçimde olan … Çağatay Osmanlı Sözlük
beşgen — is., mat. 1) Beş kenarlı çokgen, muhammes 2) sf. Bu biçimde olan … Çağatay Osmanlı Sözlük
çelik pamuğu — is. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye veya matlaştırmaya yarayan, uzun ve keskin kenarlı, çelik tel tomarı … Çağatay Osmanlı Sözlük
dörtgen — is., geom. 1) Dört kenarlı çokgen, dörtkenar 2) sf. Bu biçimde olan Birleşik Sözler dikdörtgen … Çağatay Osmanlı Sözlük
gen — 1. sf. Geniş 2. sf. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde kenarlı anlamıyla kullanılan bir söz Birleşik Sözler altıgen beşgen çeşitkenar üçgen çokgen dış çokgen dik üçgen … Çağatay Osmanlı Sözlük
kanotiye — is., Fr. canotier Düz kenarlı şapka … Çağatay Osmanlı Sözlük
safari — is., Fr. safari 1) Afrika nın doğusunda toplu olarak yapılan vahşi hayvan avı 2) Toplu olarak ava çıkma 3) Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi 4) Genellikle ketenden yapılan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket … Çağatay Osmanlı Sözlük
sandık balığı — is., hay. b. Sandık balığıgillerden, tropikal denizlerde yaşayan, vücudu çok kenarlı sert kemik plakalardan oluşan zırh ile kaplı, 0,5 m kadar olabilen bir balık (Lactophrys triqueter) … Çağatay Osmanlı Sözlük
sekizgen — is., mat. 1) Sekiz kenarlı çokgen 2) sf. Bu biçimde olan … Çağatay Osmanlı Sözlük
tiril tiril — sf. 1) Titrer gibi dalgalanan, ince (kumaş) 2) mec. Tertemiz Tiril tiril beyazlar giyer, başına da geniş kenarlı bir hasır şapka geçirirdi. H. Taner 3) zf. Tir tir Dosyaları koltuğunun altına yerleştirirken hırsından tiril tiril titriyordu. R.… … Çağatay Osmanlı Sözlük