mukabele

mukabele
is., Ar. muḳābele
1) Karşılık verme, karşılama, karşılık
2) Karşı gelme, başkaldırma
3) Toplu yerlerde yüksek sesle hatim okunurken Kur'an okumasını bilenlerin gözleriyle Kur'an'ı takip etmesi, bilmeyenlerin dinlemesi
4) esk. Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Игры ⚽ Нужно решить контрольную?

Look at other dictionaries:

  • mukabele etmek — 1) karşılık vermek, karşılıkta bulunmak Dâhilî isyanlara mukabele ve mukavemet ettik. Atatürk 2) karşı gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUKABELE-İ BİLHURUF — Söz ile konuşmak ve hakikatı müdafaa etmek suretiyle karşı çıkıp mukabele etmek. (Bak: Muaraza i bilhuruf …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUKABELE — Karşılık, karşılamak. * Mücadele. * Karşılaştırmak. Karşılıklı yapılan iş, karşılıklı yapılan okuma. * Camide Kur ân ı Kerimi okuyup halka dinletmek.* Yüz yüze olmak. * Düşmanın şerrinden kurtulmak ve onun şiddetini kaldırmak için onu yıldıracak… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUKÂBELE — Hapsetmek. * Sonraya bırakmak, tehir etmek. * Meşveret etmek, danışmak. * Bir kimsenin evi yanında bir ev satıldığında; başka kimse satın alsın, ben ondan şüf a yolu ile alayım diye şirâsına muhtaç iken tehir etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • mukabele okumak — topluluk karşısında dinleyicilerin takip edebileceği biçimde Kur an ı okumak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUKABELE-İ BİLMİSİL — Karşılaştığı aynı muameleyi sahibine iade etmek, o kimseye aynı muameleyi yapmak. Mukabil hareketi karşısındakine icra etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUKABELE-İ BİSSÜYUF — Silâha, kılınca sarılmak suretiyle karşı koymak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KUBALE — Mukabele. * Kapı ön …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUHAZAH — Mukabele olmak, karşılık olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜVAZAT — Mukabele olmak, karşılıklı olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”