- içine ateş düşmek
- büyük bir acı ve üzüntünün etkisi altına girmek
Pamuk zamanı gelince, köylüler Toros'tan pamuğa dökülünce içine bir ateş düştü, duramaz oldu.
- Y. Kemal
Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
Pamuk zamanı gelince, köylüler Toros'tan pamuğa dökülünce içine bir ateş düştü, duramaz oldu.
- Y. KemalÇağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
iç — is. 1) Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan 2) Oyuk şeylerin boşluğu 3) Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta Tahtanın içi… … Çağatay Osmanlı Sözlük
ocak — is., ğı 1) Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar. Halikarnas Balıkçısı 2) Şömine Ocağın önünde oturup acayip bir… … Çağatay Osmanlı Sözlük
feleğini şaşırmak — argo ummadığı bir durumda kalmak, şaşkınlık içine düşmek Bir gün burada koyu ateş renginde bir hotoz görmüştür ki feleğini şaşırmıştır. S. Birsel … Çağatay Osmanlı Sözlük