- bedensel
- sf.
Bedenle ilgili, bedenî
Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.
bedenî — sf., esk., Ar. bedenī Bedensel … Çağatay Osmanlı Sözlük
beşerî — sf., Ar. beşerī 1) İnsanoğlu ile ilgili Beşerî ilişkiler. 2) mec. Bedensel, bedenle ilgili O kadar fena başım ağrıyordu ki beşerî kısmını hissedemez gibiyim. H. E. Adıvar Birleşik Sözler beşerî coğrafya … Çağatay Osmanlı Sözlük
beyaz yakalılar — is., ç. Üretim sürecinde bedensel gücüyle çalışmayıp düşünsel etkinlikte bulunan, maaş veya ücret karşılığında çalışan memur, teknik personel … Çağatay Osmanlı Sözlük
debil — sf., tıp, Fr. débile Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz … Çağatay Osmanlı Sözlük
dürtü — is., ruh b. Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim Sevgi bir dürtüdür … Çağatay Osmanlı Sözlük
esen — sf. Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim Birleşik Sözler sağ esen Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller esen kalmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
eşitlik — is., ği 1) İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavat, muadelet 2) Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu 3) top. b. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kıvranmak — nsz 1) Ağrı, sancı gibi bedensel veya korku, heyecan gibi ruhsal nedenlerle vücut eğilip bükülmek Hasta, yorganın altında biraz kıvranarak devam etti. P. Safa 2) mec. Acı çekmek, üzülmek Yıllardan beri düşmanların eline düşmüş olan bu kıymetli… … Çağatay Osmanlı Sözlük
koşutçuluk — is., ğu, fel. Kişide, ruhsal ve bedensel olaylar arasında koşutluk bulunduğunu ileri süren öğreti, paralelizm … Çağatay Osmanlı Sözlük
mavi yakalılar — is., ç. Üretim sürecine bedensel gücüyle katılarak maaş veya ücret karşılığı çalışan kişiler … Çağatay Osmanlı Sözlük