sınav vermek

sınav vermek
sınavdan geçmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sınav — is. 1) Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test 2) mec. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum Evliliğin ilk yılları bir sınavdır. Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açmak — i, ar 1) Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. S. F. Abasıyanık 2) Bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak Örtüyü açmaya mecburum. R. H. Karay 3) Engeli kaldırmak Karla kapanan yolu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ara — is. 1) İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe 2) İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla 3) Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi Öğrenciyle öğretmenin arasının daima iyi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • imtihan — is., Ar. imtiḥān 1) Sınav 2) mec. Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonucunda deneyim kazandıran zor bir durum Birleşik Sözler yazılı imtihan ikmal imtihanı olgunluk imtihanı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller imtihan etmek imtihan olmak imt …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müzakere — is., Ar. muẕākere 1) Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara da bulunan bütün arkadaşlarımı davete ve onlarla müzakere ve münakaşaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Atatürk 2) Sözlü… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sonuç — is., cu 1) Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi. N. Cumalı 2) Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey Sınav sonucu. 3) Öz, özet 4) Bir yarışmada, spor karşılaşmasında… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”