kâğıt

kâğıt
is., -dı, Far. kāġaẕ
1) Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak

Yazı kâğıdı. Duvar kâğıdı. Sigara kâğıdı.

2) sf. Bu yapraktan yapılmış

Gece hafif rüzgârlarla sallanan kâğıt fenerlerin aydınlığında dans edilir.

- A. Haşim
3) Yazılı kâğıt yaprağı, pusula, tezkere

Belediye kâtibine bir kâğıt götürmüştü, dönerken kasabın çırağına rast geldi.

- M. Ş. Esendal
4) Yazılı sınav kâğıdı
5) İskambil kâğıdı
6) Belge ve doküman

... hâkim kararı olmadıkça ... kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz.

- Anayasa
7) Menkul kıymetler borsasında işlem gören tahvil, hisse senedi gibi mali değeri olan senet
8) Menkul kıymetler
9) hlk. Kâğıt para
Birleşik Sözler
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kâğıt balığı — is., hay. b. Kâğıt balığıgillerden, gövdesi kâğıt gibi ince ve saydam, üzerinde üç siyah benek bulunan kemikli bir balık (Trachypterus trachypterus) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt dutu — is., bit. b. Dutgillerden, Çin de ve Japonya da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç, kâğıt ağacı (Broussenetia papyrifera) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt ağacı — is., bit. b. Kâğıt dutu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt balığıgiller — is., ç., hay. b. Kemikli balıklardan, örnek hayvanı kâğıt balığı olan, ince gövdeli, gümüşi renkli balık familyası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt helvacı — is. Kâğıt helvası yapan veya satan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt kebabı — is. Kemiksiz koyun eti, domates, biber, soğan ve baharat karışımının yağlı kâğıt içerisine konarak fırında pişirilmesi yoluyla hazırlanan bir kebap türü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt oyunu — is. İskambil kâğıdı ile oynanan oyun Hiç kâğıt oyunu oynamazken birkaç aydır altmış altıya alıştırmışlar, sıra ile yenip duruyorlardı. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt gibi (olmak) — (birinin yüzü) kanı çekilip benzi solmak Babuş da uyanmış ve yatağın içine oturmuş. Korkudan onun da yüzü kâğıt gibi. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt oynamak — iskambil kâğıtlarını kullanarak çeşitli oyunlar oynamak Birkaç soba etrafında çay içiyorlar, tavla ve kâğıt oynuyorlar. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâğıt helvası — is. Tekerlek biçiminde, ince, yassı ve gevrek bir çeşit helva …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”